İYİLİK Mİ,ENAYİLİK Mİ ?



İyilik, insanı insan yapan en güçlü erdemlerden biridir. İnsan, fıtratı gereği başkasına yardım ederken huzur bulur. Birine el uzatmak, sıkıntısını hafifletmek, gönlünü hoş etmek; yapan kişiye de en az yapılan kadar iyi gelir. Ancak hayatın içinde iyiliğin de başka duygular gibi dönüşebileceğini görmek gerekiyor.Çünkü sürekli yapılan iyilikler, zamanla bir alışkanlık haline gelir. Alışkanlıklar ise, bir süre sonra görev gibi algılanır. İşte tam da burada iyilik ile enayilik arasındaki o ince, çoğu zaman görünmez çizgi ortaya çıkar…

Birine sık sık yardım ettiğinizde, başlangıçta bir erdem olarak görülen davranışınız zamanla sıradanlaşır. Önceleri takdir edilen, “Ne kadar iyi bir insansın” diye karşılık bulan iyiliğiniz, bir süre sonra doğal, hatta mecburi görülmeye başlanır. İyiliğin değerini düşüren en büyük etken, onun sürekli ve sorgusuz yapılmasıdır. Çünkü insan doğası gereği, sık tekrar edilen şeye duyarsızlaşır.
Bugün sizin büyük bir fedakârlıkla yaptığınız şey, yarın karşı taraf için sıradan bir beklentiye dönüşebilir. Bu noktada “iyilik” artık değerini kaybeder, hatta çoğu zaman görülmez olur. Siz kendinizden verirsiniz, karşınızdaki alır. Ve bu döngü devam ettikçe, iyiliğinizin adı “fedakârlık” değil, “görev” olur.
İyiliğin saflığını bozan en büyük tehlike, karşı tarafın iyi niyetinizi alışkanlığa dönüştürmesidir. Siz vermeye devam ettikçe, o da istemeye devam eder. Başlangıçta “rica” olarak gelen istekler, bir süre sonra “zorunluluk” haline gelir. Siz ise hâlâ yardım ettiğinizi düşünürsünüz ama aslında bir başkasının sorumluluğunu taşımaya başlarsınız.
Burada kendimize şu soruları sormamız gerekiyor;

Bu yardımlar, karşımdakini güçlü mü kılıyor, yoksa daha da bağımlı hale mi getiriyor?

Ben gerçekten iyilik mi yapıyorum?

Yoksa başkasının sorumsuzluğunu mu üstleniyorum?

Eğer cevabınız sizi rahatsız ediyorsa, artık iyilik sınırından çıkıp enayilik çizgisine yaklaşmışsınız demektir

İyilik yaparken en çok unutulan şey sınır koymaktır. Oysa sınır koymak, bencillik değil, aksine bilinçli bir iyiliktir. Çünkü siz kendi sınırlarınızı korumadığınızda, karşınızdaki de sizin değerinizin farkına varmaz. Her talebe “evet” dediğinizde, bir gün gerçekten yardım etmeniz gereken birine “hayır” demek zorunda kalabilirsiniz
Hayır diyebilmek, aslında en güçlü iyiliklerden biridir. Çünkü hayır dediğinizde, karşı taraf sorumluluk almayı öğrenir. Kendi yükünü taşır, kendi hayatını düzenler. Sürekli başkalarına yaslanan biri, asla güçlü bir birey olamaz. Ona sürekli destek olmak, uzun vadede onu daha da zayıflatır.
İyilikten enayiliğe giden yol, aslında iyi niyetle döşenir. Çünkü kimse enayi olmak için iyilik yapmaz. Ama ölçüsüz iyilik, kişinin hem kendisine hem de karşısındakine zarar verir.

Eğer karşınızdaki sizi hep almakla hatırlıyor, ama vermek aklına bile gelmiyorsa, bu iyilik değildir.

Eğer yaptığınız iyilik, karşınızdakini bağımlı hale getiriyorsa, bu iyilik değildir.

Eğer iyilik sizi tüketiyor, ruhen ya da bedenen yoruyorsa, bu iyilik değildir.

Gerçek iyilik, birini hayata bağlamak değil, hayatta durabilmesini sağlamaktır

İyilik ile enayilik arasındaki fark, dengeyle korunur. Bir insan hem yardımsever olabilir hem de kendi sınırlarını çizebilir. Asıl erdem, bu dengeyi sağlayabilmektir. Çünkü dengeyi kaybeden ya bencil olur ya da kendini yok eden bir fedakâr.

Unutulmamalıdır ki iyilik, sadece başkasına değil, insana kendisine de iyi gelmelidir. İnsanı küçültmemeli, tüketmemeli, değerini düşürmemelidir. Gerçek iyilik, hem yapanı hem yapılanı yüceltir.

Yani sevgili okurlarım.Sürekli yapılan iyilikler, zamanla görev haline gelir. Görev haline gelen şey ise değerini yitirir. İyiliğin değerini korumak için sınır koymak gerekir. Çünkü ölçüsüz iyilik, enayiliğe dönüşür. İnsan hem yardımsever olabilir hem de kendi değerini koruyabilir. Önemli olan, iyiliği dengeyle yapmak, karşılık beklemeden ama kendini yok etmeden vermektir.

İyilik, insanın en güzel süsüdür. Ama bu süs, ölçüsüzce kullanıldığında parıltısını kaybeder. Asıl mesele, iyilik yaparken hem kendini hem de başkasını inceltmektir. Çünkü gerçek iyilik, iki tarafı da onurlandırır.

EBRULİ




Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir