Duygusal olarak uzun bir süre boyunca kendimi hiçbir yerde güvende hissedemedim. Kalbim, ne tam olarak bir yere ait oldu ne de bütünüyle özgür kaldı. İçsel dünyamda yaşadığım bu güven eksikliği, dışarıdan bakan biri için beni gelgitli, kararsız ya da tutarsız biri gibi gösterebilir. Hızlı kararlar verip ardından uzun sorgulamalara dalan, bazen yaklaşan ama sonra sebepsizce uzaklaşan biri gibi görünebilirim. Belki de, duygusal olarak sürekli hareket eden, bir türlü sabitlenemeyen biri sanılabilirim.
Ancak bu dışarıdan görünen tablo, gerçeğin yalnızca bir yüzüdür. Aslında içimde hep sabit kalan, değişmeyen bir hissim var. Kalbimin derinliklerinde çapalanmış bir iç ses, bir yön duygusu taşıyorum. O his, ne olursa olsun beni merkeze çeken bir tür duygusal pusula gibi. Görünüşte savruluyor olsam da içsel olarak hep aynı yerdeyim. Gerçek duygularım, sandığınız kadar değişken değil. Bazen ruhumun kendi içine dönmeye ihtiyacı oluyor, bazen de başka bir kalbe yakın durmaya. Fakat bu, yönsüzlük değil; bu, hassas bir dengenin yansıması..
Bir gün yakın olup diğer gün uzak görünebilirim. Bugün kalbimi açmaya istekli, samimi ve bağ kurmaya hazırken, yarın içime çekilip kabuğuma dönebilirim. Bu durum, yüzeyde tutarsızlık gibi algılansa da aslında kendi iç ritmimin doğallığıdır. Ben, kalbimin iki kıyısı arasında yürüyen biriyim. Ne tamamen birine yaslanırım ne de bütünüyle kendime kapanırım. Bu halimi anlamak kolay değildir; çünkü bu, sadece davranışlarımın değil, duygusal altyapımın bir yansıması..
Ben hem aşka çekilen tarafımı tanıyorum hem de kendi yolunu yürümek isteyen özgür yanımı. İçimde iki ses var; biri ait olmak isterken, diğeri kendi içinde tamamlanmak istiyor. Fakat her şeye rağmen, içimde kesin olan bir şey var: Gerekirse bağ kurabilmek adına özgürlük tutkumu geri plana atabilecek kadar netim. Çünkü içten kurulan bir bağın, gerçek bir karşılık bulduğunda ne kadar dönüştürücü ve onarıcı olduğunu çok iyi biliyorum.
Ve artık biliyorum ki duygusal farkındalık, kendini tek bir duyguya sabitlemek değil; duygularının içindeki dengeyi fark edebilmektir. Ben bu farkındalığın içinden konuşuyorum sizlere.Görünenle gerçekte olan arasındaki mesafeyi kabul ederek ve kim olduğumu yargılamadan sahiplenerek ilerliyorum..
Kalbimin iki kıyısı arasında yürümek, bir çelişki değil; bu, yalnızca kendi iç hakikatime sadık kalmanın bir yolu…