TİCARETİ ALLAH’LA YAP..

İnsan, yaratılış gereği muhtaç bir varlıktır.Kalbi sevgiye açtır, ruhu ilgiyle beslenir, takdirle huzur bulur. Fakat bu ihtiyaçlar çoğu zaman yanlış adreslerden karşılık bulmaya çalışır. İnsan, yaptığı iyiliğin görülmesini, emeğinin anlaşılmasını, karşılığının verilmesini ister. Beklentinin başladığı yerde ise kırgınlık, hayal kırıklığı ve sitem baş gösterir. Çünkü kuldan beklenen karşılık, çoğu zaman eksik, gecikmiş ya da hiç gelmeyen bir cevaptır. Kul acizdir, unutur, yorulur, kendi derdiyle meşguldür.

İşte burada hikmetli bir tercih devreye girer;Eğer yaptığın ticareti kullarla değil de Allah’la yaparsan, beklenti biter, hayal kırıklığı azalır, gönül kırılmaz. Çünkü Allah, yapılan hiçbir şeyi karşılıksız bırakmaz. O, her şeyi gören, bilen, duyan ve asla unutmayan yegâne Kudret’tir.

Ticaretini kulla yapan değil, Allah’la yapan; er ya da geç, yaptığı iyiliğin başka bir kapıdan, beklemediği bir anda, hiç ummadığı bir şekilde önüne serildiğini görür. Çünkü Allah, niyetlere göre verir. Ve Hak için yapılan hiçbir emek boşa gitmez.

Birine iyilik ettiğinde, karşılık göremediysen bu seni üzmesin. İnsanlar teşekkür etmese, değerini bilmese bile, sen Allah katında kayda geçmiş bir sevapla yaşarsın. Kuldan beklediğin her şey, seni ona bağımlı kılar. Allah’tan beklediğin her şey ise seni özgürleştirir. Beklenti azaldıkça kalp hafifler, huzur derinleşir. Kalabalıkların içinde yalnız olsan bile, O’nun seni gördüğünü bildiğin sürece eksik kalmazsın.

Bunun bilincinde olan insanlar her işini Allah için yapar. Karşılık beklemeden verir, bilinmeyi arzulamadan yaşar, iyilikle meşgul olur ama sonucunu insanlardan beklemez. Çünkü bilir ki gerçek ticaret, sonsuz olanla yapılır. Dünya pazarında satılanlar geçicidir, ama Allah için yapılanlar ebedî bir kazançtır.

İnsanların seni anlaması gerekmez. Yaptığını görmeleri, takdir etmeleri, yanında olmaları şart değildir. Sen Allah’ın gördüğünü, bildiğini, duaya karşılık verdiğini bil yeter. Çünkü O’nun razı olması, bütün dünyanın alkışından daha değerlidir.

Allah’la ticaret yapan, kalbini insanların terazisinden çıkarır. Kırılganlık yerini sağlamlığa bırakır. Sessiz yapılan bir iyilik, gece edilen bir dua, gözyaşıyla söylenen bir tövbe, görünmeyen sadakalardır… Tüm bunlar Allah katında kayıtlıdır. Görülmemiş gibi duran her güzellik, aslında ebedi deftere işlenmiştir.

Hayatın hangi döneminde olursan ol, hangi sıkıntının içinden geçiyor olursan ol; unutma ki Allah için yapılan hiçbir adım boşlukta kaybolmaz. İnsanlar bazen geri döner, bazen sırtını döner. Ama Allah, asla sırtını dönmez. Yeter ki kalbin O’na yönelsin, niyetin O’nun rızası olsun.

Gerçek huzur, insanların seni anlamasından değil, Allah’ın seni kabul etmesinden geçer. Ve Allah, kullarına zannı üzere muamele eder. Sen O’na güvenerek verirsen, O seni hiç beklemediğin yerlerden rızıklandırır. Sen kimsenin bilmediği bir iyiliği O’nun için yaparsan, O seni hiç ummadığın kalplerde güzelleştirir.

Bu yüzden ticaretini kulla değil, Allah’la yap. Gönlünü pazara değil, secdeye koy. Çünkü pazarda değer değişir ama secdede hakikat sabittir.

EBRULİ


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir