BAŞLANGIÇLAR,SONDA SAKLIDIR…

Bitiş Diye Bir Şey Yoktur; Başlangıcın Kılığına Girmiş Dönüşümler Vardır;

İnsan, çoğu zaman sadece gözleriyle bakar; kalbiyle değil. Göz, kaybı görür. Kalp ise anlamı. Bu yüzden hayatın getirdiği bazı bitişleri sadece yıkım olarak algılarız. Oysa çoğu zaman, en derin değişimler büyük kırılmaların arkasından gelir.

İnsanın gelişimi, rahatlıkla değil; sarsılışla başlar. Bir aşkın yada ilişkinin bitişi, bir dostluğun sonu, bir işin kaybı… Her biri görünürde bir “son” gibi dursa da, perde arkasında yeni bir “ben”in ilk adımlarıdır.

Değişim, Direnişin Değil, Kabullenişin Ardından Gelir

Hayatın en büyük derslerinden biri şudur;Direndiğin şeyi dönüştüremezsin. Değişim, ona gönüllü olduğunda başlar. “Neden başıma bu geldi?” yerine “Bu bana ne anlatıyor?” diye sorduğun an, dönüşüm başlar.

Kendini kandırmak kolaydır. İnsan bazen güçlü görünmek için susar, bazen haklı çıkmak için sevgiden vazgeçer. Ama gelişim, kendine dürüst olabildiğin noktada başlar.

Her sonun içinde gizli bir başlangıç vardır; ama bu başlangıcı görmek, cesaret ister. Çünkü çoğu insan değişmek istemez; sadece acısının geçmesini ister. Oysa geçici teselliler değil, kalıcı içsel sıçrayışlar gerekir.

Gurur Büyütmez, Geciktirir..

Bizi asıl büyüten şey, kusursuzluk değil; kusurlarımızla yüzleşme gücümüzdür. İnsan, ne zaman “ben de hata yaptım” diyebilir, işte o zaman büyür. Gurur ise bunu engelleyen en büyük tuzaktır.

İlişkilerde ilk adımı atmak, affetmek, özür dilemek… Bunlar güçsüzlük değil; içsel özgürlüktür. Çünkü gerçek özgürlük, egoya değil vicdana kulak verebilmektir.

Sevgi, Sadece Hissedilen Değil; İnşa Edilen Bir Değerdir..

İnsanlar sevgiye dair en büyük yanılgıyı şöyle yaşar: Onu bir duygu sanırlar. Oysa sevgi, bir karardır. Bir seçiştir. Emek isteyen bir süreçtir.

Zamanla solmayan bağlar, sadece “uyum” sayesinde değil, birlikte verilen çaba sayesinde ayakta kalır. Kimse durduk yere “çok iyi” bir ilişki yaşamaz. Her sağlam ilişkinin arkasında anlaşmazlıklar, kırılmalar, barışmalar ve seçimler vardır.

Hayat, sana hazır sevgiler sunmaz. Ama senin inşa etmene izin verir.

Ne Ekersen, Sen Olursun..

Hayatta her şey bir yansıma gibidir. Birine şüpheyle yaklaşırsan, onun en karanlık yönüyle karşılaşırsın. Sevgiyle yaklaşırsan, sana ışığını gösterir.

İnsan bazen sandığı kadar masum değildir. Şüphe eken, karşısındakine değil; kendi iç dünyasına güvensizdir.

Ne veriyorsan, onu çoğaltırsın. Kimseye iyilik etmek zorunda değilsin. Ama kendine zarar vermek istemiyorsan, negatiflikten uzak durmalısın.

Kendi hayatının kalitesini belirleyen şey başkaları değil; senin içsel üretimindir: Düşüncelerin, sözlerin, seçimlerin…

Mutlu Sonlar Yazılmaz; Yavaş Yavaş Kurulur..

Mutlu bir hayat, bir hedef değil; bir yapı gibidir. Tuğla tuğla örülür. Her gün atılan bir küçük adım, bir alışkanlık, bir farkındalık…

Kendine şu soruyu sorman gerekir:

Bugün beni yarına taşıyacak ne yaptım?

Bazen bu bir kitap okumaktır, bazen zor bir konuşmayı yapmaktır. Bazen birini affetmektir..Ama her gün, seni biraz daha sen yapan bir şey yapmadıysan, büyümüyor; sadece zaman tüketiyorsundur.

Hayat, sadece başımıza gelenlerden değil; bizim onlara ne cevap verdiğimizden ibarettir. Cevabın kim olduğunu belirler.

Bitişlere Değil, Ne Öğrettiğine Bak

Bir ilişki bittiyse, “beni nasıl terk etti?” diye değil, “ben ne öğrendim?” diye sor.

Bir hayalin yıkıldıysa, “neden olmadı?” diye değil, “ben şimdi ne yapacağım?” diye sor.

Kırıldıysan, “neden beni kırdı?” diye değil, “beni ne kadar incitebildi?” diye bak.

Çünkü bütün cevaplar sende.

Ve ancak kendine dönüp baktığında iyileşirsin.

UNUTMA ;

Her bitişin içinde bir başlangıç vardır.Ama o başlangıcı görebilmek için sadece gözlerini değil,kalbini de açman gerekir…

EBRULİ


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir