GEÇMİŞLE BARIŞMAK,GELECEĞE YOL AÇMAKTIR..

İnsan geçmişine ne kadar sıkı tutunursa, geleceğe o kadar mesafeli kalır. Çünkü kalpte hem pişmanlık hem umut aynı anda rahatça barınamaz. Geçmişi kabullenmek, onu sevgiyle sarmalamak ve helalleşerek vedalaşmak; aslında insanın kendine attığı en şefkatli adımdır.

Geçmişe düşmanlık eden değil, onu anlayan insan iyileşir. Çünkü geçmişte yaşanmış her olay, her kırgınlık, her vedalaşma kişiyi dönüştüren bir derstir. Bu dersleri kabul ettiğinizde, yük olmaktan çıkarlar. Sizi boğmazlar, aksine sizi inşa ederler..

Kalbinde gerçekten sevgi taşıyan bir insanın yolu mutlaka açık olur. Saf niyetle, temiz bir kalple yürüyen hiç kimse yolda kalmaz. Çünkü hayat, yüreğini tertemiz tutanlara bir şekilde yolunu gösterir. Attığınız her adım bereketlenir, çünkü niyetiniz berraktır. Açtığınız her kapının ardında bir kolaylık belirir, çünkü geçmişin yükü artık arkanızdan çekiştirmiyordur.

İnsanın kendine yaptığı en büyük iyilik, geçmişiyle savaşmayı bırakmasıdır. Her şeyi affetmek gerekmez belki ama anlamak gerekir. “Bana ne öğretti?” sorusunu sormadan hiçbir acı tam olarak geçmez. Anlamak, çözmek ve sonra sevgiyle bırakmak… İşte o zaman ruh özgürleşir.

Kendini tanımaya cesaret eden herkes, hayatla gerçek bir dostluk kurar. Çünkü hayat, iç dünyamızın dışa yansımış halidir. İçinize ne ekiyorsanız, dışarıdan onu biçersiniz. Sevgiyle yaklaşan sevgi bulur. Hakkıyla yürüyen karşılığını alır. Bu bir kural değil, bir denge yasasıdır.

Bazıları neden bir türlü huzur bulamadığını, neden her seferinde aynı döngüde takılıp kaldığını sorgular. Cevabı çok yakındadır aslında:;Geçmişi hâlâ kalbinde diri tutuyorsa, şimdiki zamanı yaşayamaz. Ve şimdiki zamanı yaşayamadıkça, geleceği inşa edemez. Bu yüzden önce geçmişle helalleşmek gerekir. Kendinle, yaşadıklarınla, hayal kırıklıklarınla ve yarım kalan duygularla…

Unutma, hayat senin en temiz yanını asla boşta bırakmaz. Eğer yüreğin gerçekten sevgiyle doluysa, kalbine layık olanı bir gün mutlaka bulursun. Bazen gecikir, bazen dolambaçlı yollardan gelir ama gelir. Çünkü hayat, yürekten seveni hiçbir zaman yanıltmaz.

İnsan geçmişiyle birlikte bir bütün olduğunda, ışığı daha da parlar. Kendi geçmişini inkar etmeyen, onu bir öğreti olarak yanında taşıyan kişi, kendiyle barışmış kişidir. Ve kendinle barıştığın anda, dünya da seninle barışmaya başlar.

Bunları size sadece anlatmıyorum…

Çünkü siz şu an bir bilginin değil, bir yolculuğun satırlarını okuyorsunuz.

Belki farkında değilsiniz ama bu satırlarda kendi hikâyenizden parçalar bulduğunuz gibi, aslında benim hikâyemi de okuyorsunuz.

Geçmişiyle barışmaya çalışan, yüreğini temiz tutmaya çabalayan, her adımında sevgiyle yürümeyi seçen birinin sessizce anlattığı yolculuğu.

Biliyorum… Çünkü yaşadım…

Ve şimdi sizinle paylaşmamın tek sebebi şu;

Siz de bilin ki, içinizdeki sevgi sizi asla yarı yolda bırakmaz.

Yeter ki geçmişinize sırt çevirmek yerine ona bakmayı, ondan öğrenmeyi ve sonra özgürce yürümeyi seçin..

EBRULİ