KALPSİZ ANLAŞMA

“Mantık evliliği yapmak lazım” cümlesini duyduğunuzda ne hissediyorsunuz? Birçoğumuz bu sözü yüzeysel olarak kabul edebilir, hatta modern hayatın gerekliliği gibi düşünebilir. Ama bir adım geriye çekilip dikkatlice baktığımızda bu sözün taşıdığı derin ve rahatsız edici gerçek ortaya çıkıyor;Mantık evliliği, insanın en temel duygularını yok sayan, ruhu ikinci plana iten ve sevgiyi sadece ekonomik veya sosyal bir anlaşmanın parçası hâline getiren bir anlayıştır.

Mantık evliliği, çoğu zaman “maaşı şu kadar, mirası bu kadar, statüsü şu düzeyde” gibi somut kriterlerle ölçülür. Bu yaklaşım, bir insanı sadece rakamlar, kariyer, sosyal çevre ve ekonomik güvence üzerinden değerlendirmeyi öngörür. Peki kalp ne der? Ruh ne ister? Sevgi, saygı, birlikte geçirilen zamanın kıymeti, birbirini tamamlamak, birbirinle büyümek… Bunların hiçbirinin değeri bu tabloda yer almaz.

Düşünsenize;Hayatınızın geri kalanını paylaşacağınız kişiyle ilişkinizi değerlendirirken sadece mantığı devreye sokuyorsunuz. Mantık size der ki, “Bu kişi yeterli gelir, ailesi itibarlı, iş güvenliği yüksek, seninle benzer statüde.” Ama aynı mantık size söylemez ki, bu kişi kalbinin ritmini duyacak mı? Ruhun yanında huzur bulacak mı? Sıkıntılar ve kriz anlarında birbirinizi anlayacak mısınız? Mantık evliliği, insanın duygusal ve manevi dünyasını hiçe sayar; aşkı, sevgiyi, tutkuyu bir yatırım planı gibi görür.

Mantık evliliği denilen şey aslında bir tür güvence ve rahatlık arayışıdır. “Ya sonra ne olacak?” sorusunun cevabını, duygusal bağlardan çok maddi ve sosyal kriterlerde aramak, insanın kendi kalbini yok sayması demektir. Oysa evlilik, sadece ekonomik bir iş ortaklığı değil, iki ruhun ve kalbin birbirini seçmesi, güvenmesi, birbirine eşlik etmesidir. Mantık evliliği bu anlamı silikleştirir, hatta küçümser…

Tabii, mantık ile tamamen kopuk olmak da mantığı tamamen yok saymakta doğru değildir. Hayatın bazı pratik yönlerinide göz ardı etmemek gerekir. Fakat burada sorun, mantığın sevgiyi bastıracak kadar ön plana çıkarılmasıdır. Mantık evliliğini kutsamak, ona önem vermek, insan duygusuna atılmış bir mermi gibidir. Duyguların, sevgiyi deneyimlemenin, ruhsal uyumun değeri yok sayılır ve insan yalnızca maddi bir varlık olarak değerlendirilir.

Bir ilişkide dengeyi bulmak gerekir. Mantık, sağlıklı kararlar almak için kullanılabilir; ama kalbin sesini bastıracak, sevgiyi göz ardı edecek bir araç hâline gelmemelidir. Çünkü evlilik, yalnızca mantıkla yürütülebilecek bir kurum değildir; kalp ve ruh orada hep birinci sırada olmalıdır.

Sonuç olarak, mantık evliliği yapmanın övülmesi, modern toplumun bazı değerleri yanlış anladığını gösterir. İnsan ilişkilerini, özellikle de evlilikleri salt ekonomik veya sosyal temellere dayandırmak, insanın kendisine, duygularına ve sevgisine ihanet etmesidir. Hayat boyu birlikte olacağınız insanı seçerken mantığı tamamen görmezden gelmek de hata olur; ama duyguyu yok sayarak sadece mantıkla ilerlemek, sevginin en saf halini hiçe saymaktır.

Sevgi ve aşk, bir insanın ruhunu besler. Mantık evliliği ise bu besleyici gücü yok sayar ve insanı duygusuz, yalnız bir varlık hâline getirir. O yüzden bir sonraki “Mantık evliliği yap” tavsiyesi geldiğinde durup düşünün;Kalbiniz ve ruhunuz bu işin neresinde?

EBRULİ