Unutmayın..İçten gelen bir yakarış, bütün sistemi harekete geçirebilir…İşte beni derinden etkileyen o hikaye..
Pakistanlı ünlü bir beyin cerrahı olan Dr. Hüseyin İshan, tıbbî başarılarıyla dünya çapında tanınan bir isimdi. Uluslararası bir konferansa konuşmacı olarak davet edildiğinde, her şey planlandığı gibi ilerliyordu. Ancak kaderin onun için hazırladığı yolculuk, sıradan bir uçuşun çok ötesindeydi.
Konferansa katılmak üzere bindiği uçak, havadayken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Yıldırım çarpması nedeniyle uçak mecburen acil iniş yaptı. Dr. İshan, havalimanında saatlerce beklemek yerine, kalan yolu arabayla gitmeye karar verdi. Ancak bu karar, onu çok farklı bir yola sürükleyecekti.
Yola çıktıktan kısa süre sonra hava daha da kötüleşti. Şiddetli yağmur, seller ve çamurlu yollar nedeniyle aracı yolda kaldı. Uzakta ışığı yanan küçük bir kulübe görünce oraya sığınmaya karar verdi.
Kapıyı yaşlı bir kadın açtı. Telefonu olmadığını, yardım çağıramayacağını ama isterse içeri gelip ısınabileceğini söyledi. Dr. İshan yorgundu ve üşümüştü; teklifi kabul etti. Kadın ona sıcak çay ve sade bir yemek hazırladı. İçeri girip oturduğunda, köşedeki beşiğe gözü takıldı. İçinde uyuyan hasta bir bebek vardı.
Doktor, kadına çocuğun durumu hakkında sorular sordu. Kadın, çocuğun torunu olduğunu ve ciddi bir beyin rahatsızlığı bulunduğunu söyledi. Doktorların onun hastalığına çare bulamadığını, tek umudunun “Dr. Hüseyin İshan” adında bir doktor olduğunu, ancak kendisine ulaşma imkânı bulunmadığını anlattı.
Ardından gözleri dolarak şöyle dedi;
“Ben bu çocuğun kurtulması için Allah’a yalvardım. Günlerdir dua ediyorum… Elimden başka bir şey gelmiyor.”
Kadının söylediklerini duyan doktorun elleri titredi. Sessizce yerinden kalktı ve kadının gözlerinin içine bakarak şunları söyledi;
“Ben, senin dua ettiğin kişiyim… Ben Dr. Hüseyin İshan’ım. Uçağım yıldırım nedeniyle iniş yaptı. Aracım selde kaldı. Yolumu şaşırdım, yollar kapandı. Ve sonunda senin evine geldim…”
Kadın gözyaşlarına boğuldu. Doktor da öyle… O an, ikisi de anladı ki hiçbir olay tesadüf değildi. Bir annenin içten duası, bir doktorun rotasını değiştirmiş; doğrudan o beşiğin başına getirmişti..
Yani dua, kaderin kapılarını açar. Sözde aksilikler, aslında bir duanın yankısı olabilir. Tesadüf gibi görünen şeyler, ilahi planın parçaları olabilir… Her engel, aslında seni doğru yere götürmek için olabilir…
Ve bir dua, bir insanı yollara düşürebilir. Bir kalpten çıkan yakarış, başka bir kalbi harekete geçirebilir. Belki de şimdi, senin duan bir yerlerde bir yolculuğu başlatmıştır… Ya da birinin duası seni yola çıkarmak üzeredir. Dinle… ve bekle…