Kategori: Tasavvuf,felsefe

  • Ben Kimim ?

    Bazıları hikayelerine parıltılı zaferlerle,inşa ettikleri benliklerle başlar…Ben öyle yapmayacağım.Size parlatılmış bir kimlik sunmaya,”Kim olmamı istiyorsanız o olmaya geldim”demeyeceğim.. Çünkü ben, başkalarının aynasında kendimi aramayı bıraktığım o uçurumun kenarında, kimsenin istediği kişi olamayacağımı anladığım gün doğdum. Ben; kayıpların, ölümlerin, gidişlerin ve en çok da kendi içimde kayboluşların ardından, o enkazın içinden bir toz zerresi gibi havalanmış…

  • HAYATIN İÇİNDE TUTULAN ORUÇ

    Bazen insan bir şeyi tutarak değil, bırakarak Öğrenir. Oruç bana bunu hatırlatan en kadim pratiklerden biri. Aç kalmanın, susmanın, geri çekilmenin yalnızca bedene değil; ruha, dile, bakışa, niyete dair olduğunu fark ettiğimde mesele benim için bambaşka bir yere taşındı. Çünkü hayat dediğimiz şey de aslında sürekli bir tüketim hali. Duyguları tüketiyoruz, insanları tüketiyoruz, kelimeleri hoyratça…

  • İNSANIN EVİ NERESİ ?

    Adamın birisi vaktiyle oğluna bir nasihat vermiş. Ama öyle bir defalık söylenenlerden değil bu. Yeri geldikçe, zamanı geldikçe tekrar etmiş. Oğlum demiş, gittiğin her yere bir ev yaptır. Oğlu da her seferinde hay hay baba dermiş. Baba bununla yetinmemiş ama tekrar tekrar söylemiş, yine hatırlatmış; Oğlum bak, unutma… Gittiğin her yere bir ev yaptır. Zaman…

  • İNCİNEN KALBİN HESABI

    Kul hakkı denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak para gelir. Oysa mesele bundan çok daha derindir. Bir insanın zamanını almak, umudunu ertelemek, kalbini belirsizlikte tutmak da kul hakkına girer. Çünkü insan sadece maddeden ibaret değildir. İnsanın bir de kalbi vardır. Ve kalp, en ağır yükü sessizce taşır. Birine ait olmayan bir sevgiyi kullanmak, bir insanın…

  • İLAHİ PARILTIYLA YENİDEN DOĞMAK

    Hayatınızın bir döneminde mutlaka şöyle bir cümle kuracaksınız;”Ben eskisi gibi parlamıyorum.. içimde bir şey soldu.” çünkü bazı insanlar vardır, senin ışığını görür ama onunla birlikte yürümek yerine onu söndürmeye çalışırlar. Bazen fark etmeden bazen bile isteye… Ama mutlaka karşılaşırsın. Bu kader değil, imtihanın bir parçasıdır. Her insanın hayatına bir sebep için girer. Kimisi sana sevgiyi…

  • KABULLENMENİN İNCELİĞİ

    Hayatta erişilebilecek en yüksek idraklarden biri, her şeyi ve herkesi olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmektir. Bu, pasif bir teslimiyet değil; bilincin olgunlaşmış, kalbin sakinleşmiş hâlidir. Bir insan, olanı olduğu gibi görebilmeye başladığında, içindeki savaşlar yavaş yavaş durulur. Artık kimseyi değiştirme çabası kalmaz, çünkü her varlığın kendi nasibi, kendi zamanı, kendi imtihanı vardır. Kabul; “onay” değildir,…